Şahin ATABEK

13 Mart 2012 Salı





Kim yahu bu 'bir firma!'

Önce Afşin-Elbistan’da ‘bir firma’nın maden ocağında göçük meydana geldi, 9
kişi hayatını kaybetti. Ardından Adana’da özel ‘bir firma’ya Köprü Barajı’nın kapağı yıkıldı, 8 işçi
hayatını kaybetti. Dün de İstanbul’da bir Alışveriş Merkezi (Medya buna AVM diyor) inşaatında
yangın çıktı, çadırlarda kalan 11 işçi yanarak can verdi.
Başımızda ‘bir piyasa’ vardı, hani şu çok hassas olan, en küçük moral bozucu
gelişmede düşen, bir de çalıştırdığı insanların ölümüne yol açan bir firma var.
Uyuşturucu veya fuhuş baskınında yakalananların kimliğini vermekte hiçbir
sakınca görmeyen medyamız, iş reklam verene gelince pek hassaslaşıyor.
Ne madenin, ne yıkılan barajın ne de yangın çıkan inşaatın sahibini afişe etmiyor.
Özel sektör dayanışması böyle bir şey olsa gerek.
Medyamız iş patronlar olunca özel hayatın dokunulmazlığına müthiş saygı
gösteriyor. Sıradan insanların böyle bir hakkı olabileceği pek aklına gelmiyor.
Nasıl kendine yakın generaller, akademisyenler veya gazeteciler tutuklanmaya
başladığında birden uzun tutukluluk süresini keşfetti.
Bu davalar sayesinde bütün insan hakları ihlallerine alkış tutan gazeteciler
“Habeas Corpus” uzmanı kesildi ve “Masumiyet ilkesinin” yılmaz bekçisi oldu, şimdi de böyle.
Birkaç gün haberlerde izleriz işçilerin kötü kaderini, sonra Afşin’de, Adana’da olduğu gibi unutup gideceğiz. İnsanın değerini servetine göre değerlendiren bir sistemimiz var.
İşçiler patır patır ölüyor, her konuda açıklama yapmaya bayılan TÜSİAD tam
siper oluyor. Ne de olsa patronların canı ve cebinden sorumlu sivil toplum
kuruluşu! Patronlara ve çıkarlarına halel gelmesin de işçiler ölebilir.(Ergun BABAHAN)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder