CHP iyi ki var
İstanbul'a ilk köprü yapılacaktı.
Menderes proje hazırlattı.
İnönü
"Yıkılır" diye bağırdı.
Vatan Caddesi yapılırken...
CHP;
"Buraya uçak mı indireceksiniz?" diye...
Tellal
bağırttı.
Atatürk'ü Koruma Kanunu çıkıyordu.
Komisyon kurulmuştu.
CHP
karşı çıktı...
DP destekledi.
Kanun öyle çıktı.
İlk köprü için kollar
sıvandığında...
Solcu Mimarlar Odası haykırdı;
"Bu proje İstanbul'un
başına gelen...
En talihsiz felakettir."CHP'li milletvekili dedi ki;
"Bu köprü akıl ve hesap işi değildir."Solcu bir yazar köşesinde
döktürdü;
"Bu köprüyle ne biz övünebiliriz...
Ne de
çocuklarımız.
Boğazın iki yakasında evleri olan zenginlere...
Tüketim
malları taşıyan kamyonlara...
Yol açmak için çare."Solcu bir
profesörümüz ülkeyi aydınlatan...
Muazzam ötesi bir açıklama yaptı;
"Köprü yapacağımıza...
Birkaç araba vapuru daha inşa
edelim.
Üretken olmayan yatırımlar...
Büyük bir sarsıntı teşkil
edecektir."CHP'li bir yazarımız kafa yaptı...
"Estanbole asma
korpi yapıyor...
N'olacak yani?
Yapıyor işte! Va mı
itirazınız?"CHP'li bir gazete patronu kükredi;
"Bu köprü
sağcıların köprüsüdür.
Boğaziçi Köprüsü kel başa şimşir tarak."Boğaz
Köprüsü yapılırken...
"Mutlu azınlık geçecek" diye bağıran
CHP'li...
Köprüden ilk geçen kişi oldu.
Keban Barajı yapılıyor.
CHP
liderinden açıklama geliyor;
"Kurbağalara göl yapıyorsunuz."CHP
milletvekilleri Meclis'te bağırıyor;
"Bu kadar enerjiyi toprağa mı
vereceksiniz?"Aynı kafalar "GAP"a da "Aman ha"
diye...
Bağıran Gafalardır.Türkiye'de uçak fabrikası
için...
İlk kolları sıvayan kişi Nuri Demirağ idi.
Fransa, İngiltere ve
Amerika...
Türkiye'ye baskı yaptı.
Nuri Bey'e iktidar bürokrasi
çıkardı.
Asabı bozuldu, gitti parti kurdu.
Vay sen misin parti
kuran?
İnönü fabrikayı kapattı.Adam battı.
O da gitti DP'den
milletvekili oldu.
Olan uçak fabrikasına oldu.
Örnekler o kadar çok ki
bitmiyor.
Çılgın Proje var malum....
Kanal İstanbul hani...
CHP lideri
Kemal Bey;
"Bu memleketin çılgın adamlara değil...
Düşünen adamlara
ihtiyacı var" dedi.
Hala düşünüyorlar.
Hükümet 30 yıldır süren
terörü...
Bitirmek için kolları sıvadı.
CHP milletvekili;
"Tabanımız destekliyor" dedi.
Vay sen misin bunu diyen?
CHP
konuşanı ya istifa ettiriyor.
Ya da disiplin kuruluna veriyor.
Meclis'e
komisyon kurulması için imza veriyorlar.
İktidar destekleyince...
Kendi
imzalarından öcü gibi kaçıyorlar.
Barış sürecinde yoklar.
Başbakan Erdoğan
"Yerli oto" diyor.
Yıllarca CHP'yi destekleyen...
Seçim önceleri
ABD konsoloslarına...
"AK Parti gidiyor, CHP geliyor"
diye...
Brifingler veren Koç ailesi;
"Yerli oto intihardır"
diyor.
Bunlar neye muhalefet ediyorsa...
O işte hayır vardır.
"İyi ki muhalefet var" diyerek...
"Yapmayın"
dediklerini...
Gözün kapalı yapacaksın.(Bekir Hazar)
Şahin ATABEK
19 Nisan 2013 Cuma
İnanılmaz!
7 Mart 1990'da, bir 'Gizli Devlet' işi (Üst Yapı) suikasta kurban giden gazeteci mi, Çetin Emeç'tir.Eşi Bilge Emeç, cinayetten tam 20 yıl sonra ilk defa Vatan gazetesine konuşmuş ve şöyle demişti:
'Bugüne kadar devleti suçlamadım. 'İran yaptı' demek işime geldi, sanırım. Gerçeklerle yüzleşmek istemedim…
Her şey, suikastın çözülmemesine programlıydı.
Tetikçiyi yakaladılar ama onun da gerçek olduğunu düşünmüyorum.' (13 Şubat 2010)
*?
Bilge Emeç'le röportajı yapan Sanem Altan'dı.
Röportajın yayınlandığı günün sabahı Bilge Emeç Sanem Altan'ı arayıp teşekkür etmişti; kızı Mehveş Emeç de 'kolay unutulamayacak bir üslupla' teşekkür mesajı atmıştı.
Ancak, hemen sonra 'tuhaf' bir gelişme yaşandı.
Ne mi olmuştu?
Sanem Altan'ın Vatan'daki 26 Mayıs 2011 tarihli yazısını okuyoruz:
'Röportaj çok ses getirmişti. Fakat ertesi gün Bilge Hanım'dan ağlamaklı bir sesle telefon aldım.
'Lütfen dediklerimi demediğimi söyleyelim…
Biliyorum dedim ama demedi deyin…
Çok kızdılar bana…' diyordu.
'Bunu yapamayız Bilge Hanım, bunları kasete de söylediniz ama kim kızdı size ne oldu' dediğimde şu yanıtı aldım:
'İnan Kıraç, bizim aile dostumuz. Çetin'den sonra bize o kol kanat gerdi. Çocuklarım onlarla büyüdü…
O kızdı bana 'Bunu söylemen çok yanlış, bana nasıl sormazsın röportaj yapmadan önce' dedi…
Çok kötü oldu, çok…'
Şaşırdım. İnan Kıraç, Çetin Emeç'in ölümünden sonra ailesine sahip çıkacak kadar yakınsa suikastın aydınlatılmasını nasıl istemezdi ki, Bilge Hanım'a konuştuğu için kızsın…
İnan Kıraç'ı aramaya karar verdim (…)
Ona 'Duydum ki, Bilge Hanım'a kızmışsınız, niye kızdınız' dedim. O da 'Tabii ki kızdım, bitmiş kapanmış bir konuyu açmaya gerek yok' dedi.
'Ama bu cinayet aydınlatılmadı, kimler yaptı bunu bilmek istemez misiniz?' diye sordum.
'Biliyorum kim yaptı, şu anda içeride, suçlular yakalandı, konuyu boşuna açmaya gerek yok' dedi.
Bu sefer çok şaşırdım…'
*?
Çetin Emeç Suikastı'nın perde arkasına seyahat edilmesini 'zinhar' istemeyen kimmiş?
Vehbi Koç'un, 'Derin Galatasaray' diye anılan damadı İnan Kıraç!
Öyleyse, İnan Kıraç'la ilgili resimleri şöyle bir gözümüzün önünden geçiriverelim…
1979'daki Abdi İpekçi Suikastı'nın ardından, Ercüment Karacan'ın 'telaşla' Milliyet'i elinden çıkardığını hatırlıyoruz.
O yıllarda adı sanı pek bilinmeyen Aydın Doğan gazetenin yeni sahibi oluvermişti.
Milliyet'in el değiştirmesinde birinci derecede etkili olan, Aydın Doğan'ın çok yakın arkadaşı İnan Kıraç'tan başkası değildi.
*?
CHP'li Yılmaz Ateş, ne demişti?
'İşadamı İnan Kıraç, skandal kasetten üç ay önce Deniz Baykal'ı ziyaret edip 'O ekibi listeye almayın' dedi. Sonrasında Baykal tasfiye edildi' (25 Mayıs 2011)
*?
Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi'nin 12 Ekim 2010'daki akademik yıl açılış töreninde fahri doktora payesi alırken gözyaşlarını tutamamıştı, İnan Kıraç!
O tören vasıtasıyla Süleyman Demirel ve Kemal Kılıçdaroğlu ile buluşmuşlardı.
*?
12 Haziran 2011 seçimi öncesinde, Cumhuriyet yazarı Cüneyt Arcayürek'e 'Güvenilir kaynaklardan öğrendim, CHP birinci parti çıkacak!' diye kehanette bulunan mı, İnan Kıraç'tı!
*?
2011'in Ocak ayında, Adnan Polat'a 'Kafanı kopartırız' diyen, çok geçmeden 'kafasını kopartan' da…
Ardından, Koç Ailesi'nin 'en fazla müsaadeye mazhar' adamlarından olan Ünal Aysal'ı Galatasaray Başkanlığı'na getiren de İnan Kıraç'tı…
Adnan Polat için 'sonun başlangıcı...'
Arena Stadı'nın açılışında yaşanan hadiselerdi:
O gece 'Başbakan Erdoğan'ın yuhalattırıldığını' hatırlıyoruz!
*?
Son zamanlarda medyada çıkmış bazı 'mutluluk!' resimlerine dikkatle bakıyorum…
Mesela, İnan Kıraç, Ünal Aysal, Mustafa Sarıgül bir etkinlikte birlikte poz veriyorlar…
*?
Almanya'dan maç sonrası dönüşte, uçakta Ünal Aysal ve Mustafa Sarıgül kadeh kaldırırken, Ertuğrul Akbay da 'sarı kırmızılı kaşkol gösteren' ekipte baş köşede yer alıyor: Sözcü'nün sahibi Burak Akbay'ın babasıdır, geçmişin pek meşhur gazetecisidir…
Bir başka karede, Arena Stadı'nın locasında koyu muhabbete dalanlar var:
Ertuğrul Akbay, Mustafa Sarıgül ve Rahmi Koç!
Mister Simit'in Beşiktaşlı olması, sizi yanıltmasın nihayetinde 'Tüm yollar Roma'ya' pardon İnan Kıraç da Rahmi Koç'a çıkar!
Mister Koç, Sarıgül'ü ısındırmaya devam ediyor.
*?
Finali görmeden paçaları sıvayan Sözcü gazetesi, geçen Aralık'ta 'Özal'ın zehirlendiği iddiası fos çıktı' diye başlık atmıştı…
Peki, sadece birkaç ay sonra ne oldu?
Zamanaşımına bir gün kala, 'Özal'ın zehirlenerek öldürüldüğüne ilişkin' iddianame kabul edildi!
'Özal için, 1992 yılı başında zehirlenerek infaz edilmesi kararını alan Üst Yapı'dır' diye yazdığımı hatırlıyorsunuzdur... (Tamer Korkmaz)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)