Şahin ATABEK

13 Kasım 2013 Çarşamba


Derin Direksiyon
Üç yıl önceydi: Otomotiv dünyasının devlerinden İtalyan FIAT şirketi, yönetim değişikliğini ilan ediyor ve Agnelli Ailesi'nin varislerinden John Elkann'ın grubun başına geçtiğini haber veriyordu. Böylelikle, 1976 doğumlu John Elkann FIAT'ın 'en genç başkanı' olma unvanını elde ediyordu.New York'ta dünyaya gelen Elkann'ın babası Fransız Yahudisi gazeteci-yazar Alain Elkann'dır…Annesi Margherita Agnelli'dir. Yani, John Philip Jakob Elkann 'Derin İtalya'nın baronu Gianni Agnelli'nin (1921-2003) torunudur.FIAT'ın kurucusu Giovanni Agnelli ise Elkann'ın Gainni Dedesi'nin babasıdır.John Elkann'ın kuzeni, 1975 doğumlu Andrea Agnelli Juventus Kulübü'nün Başkanı'dır…Geçen ay Ünal Aysal'la Londra'da 'Futbolun Liderleri' konferansında buluşan Andrea Agnelli'den söz ediyorum...Andrea Agnelli'nin babası Umberto Agnelli (1934-2004) FIAT şirketinin yönetiminde etkili bir isim olmasına rağmen Gianni Agnelli'nin gölgesinde kalmış bir portredir. 2003'de ağabeyinin ölmesinden sonra FIAT imparatorluğunun başına geçse de bu durum kısa sürmüş, 2004'te kanserden hayata veda etmiştir.Uzun yıllar önce Umberto Agnelli de Juventus'un başkanlık koltuğuna oturmuştu. 1971 yılında Tofaş fabrikasının açılışını Mister Rahmi Koch ile birlikte yapmıştı.*Agnelli Ailesi'nin FIAT yönetimindeki bugünkü varisi John Elkann, İngiliz The Economist dergisinin sahipleri arasındadır.Ayrıca Brookings Enstitüsü'nün üyesidir. Brookings'te Kemal Derviş başkan yardımcısıdır.FIAT'ın üçüncü kuşak patronu olan John Elkann, Rahmi Bey'in oğlu Mustafa Koç'un kankasıdır…Elkann'ın, Tofaş'ı hatırlatarak 'Koç Holding'le sağlam bir ortaklığımız var. Mustafa Koç'la hemen her konuda sıkça konuşuruz' dediği medyaya yansımıştı. (Sabah, 3 Mart 2005)John Elkann'ın yönetim kurulu üyesi olduğu The Economist Grubu'nun şu malum dergisinde, Yeni Türkiye'ye adeta ateş püsküren o kadar çok yayın icra edildi ki…Hepsini bir araya getirsek 'Ankara'dan Roma'ya oto yol olur!Küresel krize rağmen, Türkiye ekonomisinin ayakta kalmaya devam etmesi, bu konuda örnek gösteriliyor olması The Economist'in asabını fena halde bozdu…İngiltere'nin ekonomisi ciddi problemler yaşarken bu durumu görmezden gelen The Economist dergisi, Türkiye'yi büyük ekonomik riskler altında gösteren ve 'Ha battı, ha batacak!' algısı oluşturmaya çabalayan fabrikasyon yayınlar yapmaya bayılıyor.12 Haziran 2012 genel seçiminden önce 'CHP'ye oy isteyen' de John Elkann'ın The Economist'i idi…Eş zamanlı olarak 'Derin Galatasaray' İnan Kıraç 'Seçimden CHP birinci parti çıkacak!' diye kehanette bulunmuş ve Cumhuriyet yazarı Cüneyt Arcayürek'le iddiaya girmişti!The Economist'in, hakkında 'Sonu Menderes gibi olacak' dediği Başbakan Erdoğan'ı 'padişah kıyafeti' ile gösteren bir 'kolaj' kapakla çıktığını, 'Demokrat mı, sultan mı?' başlığını attığını henüz unutmadık.İngiliz dergisi Almanya seçimlerinde de Angela Merkel için oy istemişti. Merkel'i Türkiye'de baş tacı yapan da Doğan Medyası'dır.Yeri gelmişken…Rothschild Ailesi, Economist grubunda çoğunluk hisselerini elinde bulunduruyor.*Derin Amerika'nın baronu David Rockefeller'ın elinden (17 Ekim 2009) New York'taki törende ödül alan Mister Rahmi Koch, 'İtalya Cumhuriyeti Yüksek Liyakat Nişanı'nın da sahibidir!Oğlu Mustafa Koch'a 'İtalya'nın Ekonomi Oscar'ı' diye bilinen 'Uluslararası Leonardo Ödülü'nün verilmesi mi, kocaman bir 'tesadüf'tür! Ödülün ilk defa bir Türk'e verildiği Milliyet'teki haberde yer alıyordu. (20 Şubat 2013)Koç Ailesi'nin 'mutemet adamı' Ünal Aysal'a ait UNIT Grubu'nun büyük hissedarı olduğu Gebze'deki Yeni Elektrik Doğalgaz Çevrim Santrali'nin yüzde 40'lık hissesinin sahibi Ansaldo Energia şirketinin bir İtalyan şirketi olması da yine şahane bir 'tesadüf'tür!*Geçen sezon Schalke maçı sonrasında Almanya dönüşünde Ünal Aysal'ın özel uçağında Sözcü'nün 'Baba'sı Ertuğrul Akbay ile Mustafa Sarıgül de vardı!Mister Rahmi Koch, 2012'nin Ekim'inde Mustafa Sarıgül'ü ABD'de görücüye çıkarmıştı da…Sarıgül, Harvard Üniversitesi'nde 'Kültürlerarası Diyalog, Ortadoğu Barışı, Yerel Yönetimler' başlıklı bir konferans vermişti! 1980-1995 yılları arasında Harvard Üniversitesi İş İdaresi Fakültesi'nin dekanı olan John Mc Arthur 1999 yılından itibaren Koç Holding Yönetim Kurulu üyesi, yine Harvard'tan Prof. Walter Gilbert da Koç Üniversitesi Danışma Kurulu üyesidir…Mister Rahmi Koch'la içtiği su bile ayrı gitmeyen Mustafa Sarıgül, geçen cumartesi Ankara'da CHP'ye törenle üye olduktan sonra, aynı günün akşamında İstanbul'da bir balık restoranında Amerikalı eski bir diplomat olan Richard Murphy ile görüştü!Hele bir Mustafa Bey'in adaylığı açıklansın da…The Economist'in 'CHP'li Sarıgül için oy isteyen bir yayın yapması' işten bile değildir!(Tamer KORKMAZ)

11 Kasım 2013 Pazartesi

 
Acayip!
Türkiye'nin tartıştığı, gündem olan konulara bakınca ne yazık ki fotoğrafı doğru okuyamadığımızı ve yorumlayamadığımızı görüyorum. Kısır tartışmalar, ufku olmayan çelişkiler içinde savruluyoruz!Artık birbirimizi tanıyoruz! Benim Ankara'yı, İstanbul'u ya da bölgeyi sarsan bir soruna ve gelişmeye İÇERİDEN bakmadığımı biliyorsunuz!
Zaten en büyük yanılgımızın bu olduğunu da sık sık sizlerle paylaşıyorum!
Geniş bakmak ve düşünmek zorundayız! Mücadele ettiğimiz GÜCÜN İRTİFASINA ulaşmak durumundayız! Yoksa dayak yemek kaçınılmaz! Karışımızdaki küresel koalisyona karşı içeride birlik ve bütünlük fotoğrafı vermek AKLIN emri! Kendi aramızdaki her ayrılık tohumu bilin ki onlar tarafından yeşertilecektir!
Bakın günlerdir kız-erkek konusu dillerde!
Ben karışık eğitim sisteminin bir sonucuyum! Kızların aklının erkek çocuklardan daha farklı olduğuna ve önde gittiğine de inanan biriyim!
Kızların erkek çocuklarını büyüttüğünü savunurum! Bizlerin dağınık ve sistem tanımaz halimizin kız çocukları tarafından bir çerçeveye oturtulduğunu düşünürüm!
Bu nedenle erkek ve kızların elele devleti ve milleti yücelteceğine inancım sonsuzdur!
Bunlar benim görüşüm!Herkes bu şekilde düşünmek zorunda değil!
Zaten "Kimler benim gibi düşünmüyor?" diye sordum ve araştırmaya koyuldum!
Girdiğim yol beni ne yazık ki yine İngiltere'ye attı!
Karşımda gerçekten ilginç bir tablo buldum.
Dikkatle okuyun lütfen! * Wycombe Abbey School * Cheltenham Ladies' College
* St Swithun's School * Headington School
* Benenden School * St Catherine's School for girls
* Badminton School * St Mary's School, Essex
* Burgess Hill School for Girls * Malvern St James
* St George's School for Girls* Queen Margaret's School, York
* Queenswood School * Woldingham School
* Sherborne School for Girls * Roedean School
* Godolphin School * Haberdashers' Monmouth School for Girls
* Royal Masonic School for Girls* Mount School, York
* St Leonards-Mayfield * Moira House Girls' School
* Royal School, Haslemere * St Margaret's School for girls
Bunlar ne mi?
İngiltere'de sadece ve sadece kızlara eğitim veren seçkin okullar!
Tam 50 okul kızlara kapılarını açıp daha sonra DEVLETİ onlara sunuyor!Peki, erkeklerde durum ne?
Ona da baktım!
* St Paul's School, London * Eton College
* Tonbridge School * Abingdon School
* Harrow School * Radley College
* Dulwich College * Monmouth School
* Loughborough Grammar School * Warwick School
* Merchiston Castle School * Bedford School
* Shrewsbury School...Birbirinden seçkin 20'ye yakın okul, ERKEK öğrencileri kabul edip geleceğe hazırlıyor!
Bunlar içinde devleti yaşatan okullar da var!
Tıpkı ETON COLLEGE gibi...
Bakın Lozan'da Türk heyetinin karşısında oturan LORD CURZON, Lordlar Kamarası'nda "Türkler'e özgürlük verdin!" diye topa tutuldu! "Dünya sahnesinden silinmek üzere olan Türkler'e neden bu hakkı tanıdın!" diye üstüne yüründü! Herkes CURZON'un ne yapacağını düşünürken o "Herkes konuşsun ben sonunda toptan cevap vereceğim" dedi...
Lordlar eteklerindeki taşları dökünce o sahneye çıktı! Herkese net olarak okuyabileceği belgeleri uzattı!
Sonra kürsüye çıkıp şöyle konuştu: "Evet baylar. Onlara istiklal verdim.
Fakat buna karşılık, tüm maneviyatı ellerinden aldım!
Hilafetin kaldırılması, Tevhid-i Tedrisat Kanunu, şapka giydirilmesi, Latin harflerinin kabulü, Kuran-ı Kerim'in mekteplerden kaldırılması ve okutulmaması, kadınların memur, mebus, avukat olması, aile idaresinin erkeklerden alınıp kadına verilmesi, her içkinin ve fuhuşun serbest bırakılması, futbolun sahneye çıkması gibi daha nice değişiklikler kabul edildi. Bütün bu devrimlerle birlikte, Müslümanlık 40-
50 yıl sonra yasak edilecektir!
Müslümanlık kaybedip, Hıristiyanlık kazanacaktır!"
Peki, kim bu daha sonra LORD olan George Curzon?
ETON COLLEGE'yi bitiren ve devlete hizmet için sıraya giren İngilizlerden biri!
Adamlar olaya böyle bakıyor!
Onaylamasam da kız ve erkeği birbirinden ayırıp DÜNYAYI ÖĞRETİYORLAR!Bizi ne hale getirdikleri de ortada!
Lozan'da Türk tarafında kimlerin olduğu ve imzaların nasıl atıldığını ortaya çıkarmak da artık tarihçilerimize düşen bir görev!Bu millet gerçeği hak ediyor!
Zaten yeterince vakit kaybettik!
Şimdi birlik zamanı!
Ülkede siyasete, eğitime, spora, bilime, modaya nasıl bir model gelecekse gelsin!
Ama bizim AKLIMIZIN ürünü olsun!
Bunu yapmak çok mu zor!
Biz yapmazsak elin oğlu gelip masada yaptırıyor!
EĞİTİM ŞART!  (Ergun DİLER)