
BAŞÖRTÜSÜ VE BEYAZ TÜRKLER
Cumhuriyetin din’e bakışı, kuruluşundan bu güne kadar hep sorunlu oldu. Bu sorunlu bakış açısı maalesef günümüzde de devam ediyor. Nitekim 10 Temmuz 1923 tarihinde Cumhuriyetin kurucusu şöyle diyordu: ‘’Dini ve namusu olanlar aç kalmaya mahkumdur’’. Aynı günlerde meclis başkanı Fethi Okyar: ‘’Türkler İslamiyet’i kabul ettiklerinden böyle geri kaldılar. Ve Müslüman kaldıkça da bu halde kalmaya mahkumdur.’’ diye buyuruyordu.
Bu bakış açısıyla şekillenen Cumhuriyet, dine dair ne varsa kaldırmaya, kaldıramadıklarının ise içini boşaltmaya adeta ant içmişti.
Dinin en önemli görünür hallerinden birisiydi ‘’başörtüsü’’.Dolayısıyla bu mücadeleden en fazla nasibini alan dini ögeydi. Dine dair pek çok unsuru sosyal hayatta görmeye tahammül edemeyen Cumhuriyet elitleri mücadelelerini başörtüsü üzerinde yoğunlaştırdı.
İlk etapta kadını sosyal hayatın içine çekerek modernleştireceğini düşündü. Elbette sosyal hayattaki kadın Avrupai bir giyim-kuşamla sosyal hayatta var olabiliyordu. Başörtülü kadın ise köylülüğün, geri kalmışlığın işaretiydi onlara göre. Köy enstitüleriyle köylü kadını modernleştirme çabası içine de girdiler…Ancak sonuç malum…
Derken İslam’ın bu emrini, uyduruk bir takım kelimelerle kategorize ederek kendilerince bir ayrıştırma çabası içine girdiler. İcat ettikleri uyduruk argüman ‘’Türban’’dı. Güya başörtüsü örtmenin bu şekli, siyasi sembol’dü…irticaydı…
‘’Efendim; benim annem de başörtülü ama bunlar dini simge olan ‘’Türban’’ takmakta ısrar ediyorlar’’ diyerek başörtüsü ile mücadelenin yeni versiyonunu tedavüle soktular.Oysa icat ettikleri uyduruk kelimeler ile mücadele etmeye çalıştıkları başörtüsüydü. Aradaki temel fark örtünme şekliydi, amaç aynıydı oysa.Nitekim ‘annelerimizin başörtüsü gibi başımızı örttüğümüzde üniversitelere girebilecek miyiz, çalışma hayatında olabilecek miyiz’ diye sorulunca gerçek niyetleri ortaya çıkıyordu.
Başörtülü bir kadın onların kurumlarında ancak çaycı, temizlikçi, hizmetçi olabilirdi.Onlara verebilecekleri paye en fazla buydu.En azından şimdiye kadarki uygulamaları böyleydi. Geçen hafta içersinde bir haber düştü haber sitelerine. Gözden kaçan bir haber…Üzerinde durulmaya gerek görülmeyen…Ancak bana göre çok önemli…
Laikçi elitistlerin gazete/tv lerinden Habertürk; ‘’kurumlarında çalışan temizlik görevlisi kadınlara bina girişinde başlarını açma talimatı verdi. Temizlik görevlisi başörtülü kadınların ise bu talimat gereği binaya başörtülerini çıkararak girdiler’’ diye bir haber. Anlaşılan temizlikçileri de başörtülü görmeye dayanamıyor artık beyaz Türkler. Ama nede olsa onlar özgürlükçü… Güçleri özgürlüklerinde!... (Ş.A)
Bu yorum yazar tarafından silindi.
YanıtlaSil